12 Mart 2025
Vakitlerin gölgelerinde yankılanan kudretli sesler, Elden Ring’in sinema perdesine taşınabileceğini fısıldamakta. Efsanevi harf ustası George R.R. Martin, bu kısık sesleri doğruluyor ve diyor ki: “Bu hususta konuşmalar dönmekte, fakat mukadderatın yolu henüz çizilmemiştir.”
Oyunlar âlemine hükmeden FromSoftware’in kadim mimarı Hidetaka Miyazaki de bu mevzunun varlığını kabul edip, doğru zaman ve uygun müttefik bulunmaksızın kaderin mühürlenemeyeceğini bildiriyor. Ah, amma velakin, sinemanın diyarları bilge bir büyücüden daha nazlıdır. Elden Ring’in ihtişamlı hikâyesi beyaz perdeye dökülür mü, yoksa rüzgâra savrulup bir söylenceden ibaret mi kalır, bunu yalnız zaman gösterecek.
Elden Ring, 30 milyonluk sadık bir cemaate erişmiş, muazzam bir destandır. Böylesi bir hikâyenin sinema yahut diziler âlemine adım atması, kimilerince mukadder bir yazgıdır.
Lakin şunu unutmayasın ki kadim hikâyeler yalnızca kudretli ellerde yeşerir. Vaktiyle Bandai Namco, Elden Ring’in başka mecralara da taşınacağını duyurmuştu. Eh, bu gidişatın sonu perdeye yansıyan destanlar olabilir mi?
Fakat bu efsanenin özüne sadık bir suret yaratmak, basit bir hünermiş gibi düşünülemez. Elden Ring, kan ve kederle yoğrulmuş, unutulmuş diyarların kıssasını anlatan bir şaheser. Eğer bir gün onun hikâyesi perdede hayat bulursa, gölgeler içindeki krallıkların fısıltıları kulaklarımıza çalınacak.
O vakte kadar, Nightreign adlı zorlu yeni serüven Mayıs ayında kapılarını aralayacak. Yani henüz tuzun ve külin birbirine karıştığı son geceyi görmedik.
Şimdilik yalnızca karanlık bir tünelde parlayan solgun bir ışık gibi. Resmî bir duyuru gelmemişken hayallere kapılmak bir cüretkârlık olur. Lakin tarih bize öğretti ki hayal gücüyle yoğrulan evrenler, fısıltılarla gerçeğe dönüşebilir. Elden Ring de, bir gün gölgelerin arasından süzülüp bizlere bambaşka bir surette dönebilir.